1-İhracat yapan işletmeler genellikle B2B (business-to-business), yani işletmeden işletmeye satış modeliyle faaliyet göstermekte ve ürünlerini yurtdışına diğer işletmelere pazarlamaktadır. Öte yandan, e-ihracat sektöründe ise B2C (business-to-consumer), yani işletmeden müşteriye satış yapılmaktadır. Bu durumda işletmeler, ürün ve hizmetlerini doğrudan nihai tüketiciye, yani bireysel müşterilere sunmaktadır.
2-İhracat yapan firmalar, uluslararası ticarette gümrük işlemlerini düzenlemek üzere geleneksel gümrük beyannamesi kullanırken, e-ihracat yapan işletmeler ise elektronik ticaret gümrük beyannamesi (ETGB) aracılığıyla işlemlerini gerçekleştirmektedir.
3-İhracat yapan firmalar genellikle karmaşık gümrük işlemleri ve uluslararası ticaret düzenlemeleri nedeniyle bir gümrük müşaviriyle çalışmaya ihtiyaç duyabilirler. Ancak e-ihracat yapan firmalar için, işlemler daha basit ve dijital olduğundan, genellikle bir gümrük müşavirine ihtiyaç duymamaktadır.
4-E-ihracat alanında satış maliyetleri oldukça avantajlı bir seviyede iken, geleneksel ihracatta ise bu maliyetlerin daha yüksek olduğunu belirtmek mümkündür.
5-E-ihracat sektöründe gümrükleme işlemleri genellikle 12 saat ile 2 gün arasında hızlı bir şekilde tamamlanabilirken, geleneksel ihracatta bu sürenin 2 ila 7 iş gününe kadar uzadığını ifade edebiliriz.
6-E-ihracat alanında iş takibi oldukça kolay ve verimli bir şekilde gerçekleştirilebilirken, geleneksel ihracatta iş takibinin daha zorlayıcı olduğunu ifade etmek mümkündür.
7-İhracat faaliyetlerinde genellikle marka tescili gereklidir; ancak e-ihracatta marka tescili önemli bir faktör olmayabilir.
